Sınava 2 ay kaldı.Geçen yıla göre heyacan olayını atlatmış durumdayım.
Çalışıyorum gerçekten ve artık vitesi 5'e takma zamanı, hele ki son 1 ay allah ne verdiyse soru çözmek olacak inanıyorum.
29 Ocak 2011 Cumartesi
21 Ocak 2011 Cuma
Ha deyince olmuyor !
Hayatımda değiştirmek istediğim o kadar çok şey var ki, olmuyor ama yapamıyorum.
10 Ocak 2011 Pazartesi
dün,bugün ve dün olmasaydı şimdiki bugün
Düşünüyorumda, halk oyunlarına gitmeseydim,ege mutfağında çalışmasaydım ya da lise 3'te sınıf tekrarı yapmasaydım.Acaba hayatımda neler farklı olurdu?
Muhtemelen üniversite mezunu olmuş,askerliğimi bitirmiş bir işe girmiş sıradan birisi gibi çalışıyor olurdum.Şuda bir gerçek hayatımda ne istediysem er ya da geç muhakkak olmuştur.Sadece üniversite hariç!
Onu sadece istemek malesef yeterli olmuyormuş,fedakarlık gerektiriyormuş, daha doğrusu çok fazla fedakarlık gerektiriyor bu yadsınamaz bir gerçek.Bu sadece öss için geçerli değil aslında , hayatımızın her alanında böyle değil midir?Eğer hayatta başarılı olmak istiyorsan, muhakkak ama muhakkak bir şeylerden feragat etmen gerekir.Kimi zaman uykundan,vaktinden,arkadaşlarından,tv'den ve daha bunun gibi bir çok şey.
Sanırım bu fedakarlıkları yapmak için biraz geç oldu benim için ama hiç mi hiç önemli değil, zararın neresinden dönülürse kardır.Konu dışına mı çıkmışım biraz ne :)Pişmanmıyım asla değilim zaman zaman olur gibi olmuyor değilim.Fakat yurt hayatımdan sonra o tabanda üniversiteyi kazanıp gitmiş olsam, şuan ki erkan malesef asla olamazdı olmazdı.Tüm bunlar beni o kadar çok değiştirdiki umarım ileiride faydalarını görürüm.Tabi geçmişimde ki kişiliğimin çizgisinden de hiç bir zaman çıkmadım, ikisinin sentezinde yeni bir erkan ortaya çıkmış oldu fena da olmadı hani ne dersiniz?
Velhasıl kelam bunların hiçbiri olmasaydı şuanda belki üniversite mezunu, askerliğini yapmış ve belki de evli birisi olabilirdim hatta baba :)Yok artık fazla abarttım galiba ama şuanda 5 tane sınıf arkadaşım evli ve çocukları var :)
Muhtemelen üniversite mezunu olmuş,askerliğimi bitirmiş bir işe girmiş sıradan birisi gibi çalışıyor olurdum.Şuda bir gerçek hayatımda ne istediysem er ya da geç muhakkak olmuştur.Sadece üniversite hariç!
Onu sadece istemek malesef yeterli olmuyormuş,fedakarlık gerektiriyormuş, daha doğrusu çok fazla fedakarlık gerektiriyor bu yadsınamaz bir gerçek.Bu sadece öss için geçerli değil aslında , hayatımızın her alanında böyle değil midir?Eğer hayatta başarılı olmak istiyorsan, muhakkak ama muhakkak bir şeylerden feragat etmen gerekir.Kimi zaman uykundan,vaktinden,arkadaşlarından,tv'den ve daha bunun gibi bir çok şey.
Sanırım bu fedakarlıkları yapmak için biraz geç oldu benim için ama hiç mi hiç önemli değil, zararın neresinden dönülürse kardır.Konu dışına mı çıkmışım biraz ne :)Pişmanmıyım asla değilim zaman zaman olur gibi olmuyor değilim.Fakat yurt hayatımdan sonra o tabanda üniversiteyi kazanıp gitmiş olsam, şuan ki erkan malesef asla olamazdı olmazdı.Tüm bunlar beni o kadar çok değiştirdiki umarım ileiride faydalarını görürüm.Tabi geçmişimde ki kişiliğimin çizgisinden de hiç bir zaman çıkmadım, ikisinin sentezinde yeni bir erkan ortaya çıkmış oldu fena da olmadı hani ne dersiniz?
Velhasıl kelam bunların hiçbiri olmasaydı şuanda belki üniversite mezunu, askerliğini yapmış ve belki de evli birisi olabilirdim hatta baba :)Yok artık fazla abarttım galiba ama şuanda 5 tane sınıf arkadaşım evli ve çocukları var :)
8 Ocak 2011 Cumartesi
ERENDİR BENDEKİ DOSTUN TARİFİ
Dostum diyebildiğim ender insanlardan birisidir eren.
Samimi,içten,dürüst aklıma o kadar çok şey geliyor ki onunla ilgili sabaha kadar yazmak istesem, hiç sıkılmadan yazarım herhalde.Bugün izninin bitmesiyle ona tekrar kışla yolu gözüktü.Çoğu gitti azı kaldı.Az dediğimize bakmayın haa altı ay, çabuk geçer umarım onun için.Bizler için çabuk geçer ama onun için hiçte öyle değildir sanırım.Bunu anlamanın tek yolu asker olmak sanırım :)Özlem dolu bir altı ay bizleri bekliyor hadi bakalım...
Samimi,içten,dürüst aklıma o kadar çok şey geliyor ki onunla ilgili sabaha kadar yazmak istesem, hiç sıkılmadan yazarım herhalde.Bugün izninin bitmesiyle ona tekrar kışla yolu gözüktü.Çoğu gitti azı kaldı.Az dediğimize bakmayın haa altı ay, çabuk geçer umarım onun için.Bizler için çabuk geçer ama onun için hiçte öyle değildir sanırım.Bunu anlamanın tek yolu asker olmak sanırım :)Özlem dolu bir altı ay bizleri bekliyor hadi bakalım...
15 Mart 2010 Pazartesi
10 dk tv molası...
Ders çalışmanın vermiş olduğu yorgunluk ve bitkinlikle kendi kedimi ödüllendirmek istedim istemez olaydım 10 dk tv molası...
ilk açılan kanal show tv tesadüf işte yemekteyiz programına denk geldik , zaten gündüz kuşağımızda faydalı denebilecek bir tek program yok malesef ülkemizde.İlginç olan hayatımda şu zamana dek gördüğüm belki de bundan sonra göremiyeceğim en salak , aptal ,sakar kadını gördüm kimse kızmasın bu benim düşüncem insan hayatında hiç mi yemek yapmaz, yapamaz be kardeşim :)
gördümde bu kadarınıda görebileceğimi tahmin etmemiştim, menü gayet güzel ve özenle seçilmiş hakkını yiyemem şimdi ama daha brokolinin piştiğini anlayamayan ay bu manratlar hazır doğranmış alınmamış ben nasıl doğrarım bilmiyorum ki... zaten 2 dk da bir annesini yardıma çağırıp durdu bari insan öncesinde prova yapar malzemeleri de akşamdan hazırlatmış bir elde de telefon abla bu nasıl olacaktı olmuyor:)) Etimek tatlısının muhallebisine 8 bardak şeker kattı ben daha sana ne diyeyim bilmiyorum ki yarışma bu ya oldu olacak bir restorandan 5 kişilik menü söyleseydin şaka gibi yaa :)
acırım acırım da sana değil vermiş olduğum molama yanarım kendimi böylesine mükafatlandırdığıma acırım :)
(NOT:14 YIL MUTFAĞA GİRMEMİŞ HANIM EFENDİ EVDE TEMİZLİK İŞLERİNE BAKIYORMUŞ...)
ilk açılan kanal show tv tesadüf işte yemekteyiz programına denk geldik , zaten gündüz kuşağımızda faydalı denebilecek bir tek program yok malesef ülkemizde.İlginç olan hayatımda şu zamana dek gördüğüm belki de bundan sonra göremiyeceğim en salak , aptal ,sakar kadını gördüm kimse kızmasın bu benim düşüncem insan hayatında hiç mi yemek yapmaz, yapamaz be kardeşim :)
gördümde bu kadarınıda görebileceğimi tahmin etmemiştim, menü gayet güzel ve özenle seçilmiş hakkını yiyemem şimdi ama daha brokolinin piştiğini anlayamayan ay bu manratlar hazır doğranmış alınmamış ben nasıl doğrarım bilmiyorum ki... zaten 2 dk da bir annesini yardıma çağırıp durdu bari insan öncesinde prova yapar malzemeleri de akşamdan hazırlatmış bir elde de telefon abla bu nasıl olacaktı olmuyor:)) Etimek tatlısının muhallebisine 8 bardak şeker kattı ben daha sana ne diyeyim bilmiyorum ki yarışma bu ya oldu olacak bir restorandan 5 kişilik menü söyleseydin şaka gibi yaa :)
acırım acırım da sana değil vermiş olduğum molama yanarım kendimi böylesine mükafatlandırdığıma acırım :)
(NOT:14 YIL MUTFAĞA GİRMEMİŞ HANIM EFENDİ EVDE TEMİZLİK İŞLERİNE BAKIYORMUŞ...)
Farkında olmadan etrafımda ki insanlara fazla mı değer veriyorum acaba?Belki, ne bileyim ben insanları mutlu etmeyi seviyorum yada sevdiğim insanları, değer verdiğim insanları mutlu etmekten mutluluk duyuyorum bir başkasının mutluluğunda şayet benimde payım varsa ne mutlu bana ;) Zaten insan iyilik yapmak için değil , iyi olduğu için iyilik yapmaz mı? Bence iyi olduğumuz için iyilik yaparız... ama yapmış olduğumuz onca şeye rağmen karşınızda ki insan sizin yaptıklarınızı görmezden gelip sanki onun için yapmış olduğunuz fedakarlıkları hiçe sayması büyük hayal kırıklıklarına neden oluyor bende oldu açıkçası ve buna rağmen ben bazen belki diyebiliyorum sorun bende mi acaba, yoksa gereksiz değer verdiğim insanlar da mı? İnanıyorum o insanlarda benim yaşadığım duyguları yaşayacaklar ve bence yaşamalılar , yaşamalılar ki hayattan ders çıkarabilsinler kendilerinin bir başkalarına yapmış oldukları davranışları bir başkaları onlara yaptığında anlamalılar yapmış olduklarının ne derece yanlış ve yıpratıcı olduğunu... bu biraz zor ama '' istisnalar kaideyi bozmaz'' en azından...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)